Huem – Blog Eğitim Danışmanlığı Proje Merkezi

Kasım 10, 2015

Sosyal Medya

Markalar dijital medyada nasıl var olmalı?

Sosyal Medya ‘yı çok iyi kullanan markalar var. Bunlar, genelde internet firmaları. Var olma sebepleri olan bu medyaya gereken yatırımı yapıyorlar.
Alışılmış, klasik yöntemleri kullanarak denetim mekanizmasına ters düşecek kadar karmaşık yapıya sahip firmalar da mevcut. Bunların yanında, internete inanmıyorum diyenler bile var.
Markaların pazarlama yöneticileri, sahip olduğu bütçeleri daha akıllı yönetmeli. Reklam kampanyaları oluşturulurken, sürece daha etkin dâhil olmaları gerekiyor. Bunu yapabilirlerse dijital medyada daha etkin bir şekilde var olabilirler.
Diğer yandan dijital pazarlama kampanyalarında bütçeler yayıncıya ulaşırken kesintiye uğruyor. Aracılar bu noktada kazanıyorlar. Ancak buna mutlaka bir çözüm bulunması gerekli. Bütçeler direkt reklam yayınlayan sitelere ulaşabilirse iyi taraf için de daha kazançlı olur.
Sosyal medya da markanın yer almasında başarı ölçütü ise şudur: Markanın vermek istediği mesajı, mecrayı ziyaret eden kullanıcı ne kadar anlıyor?.. Bu noktada başarılı olmak için marka temsilcileri ve medya planlama ajansları, çok sıkı ve iyi iletişim halinde çalışarak proje üretmeli…

Eylül 13, 2015

Kağıt nedir ?

Kağıt Nedir?

Ham maddesi ince bitki liflerinden oluşan üzerinde baskı yapılmaya elverişli tabakaya kağıt denir.

Özellikleri ;
Baskı sistemlerine göre kağıtların özellikleri değişir. Baskının oluşabilmesi için gerekli olan temel şart, kullanılan mürekkebin kağıt yüzeyine tutunabilmesidir. Bunun için kağıt baskı esnasında yıpranmamalı ve de liflerinin boya özünden daha dayanıklı olması gereklidir. Bir kağıdın sağlamlığı, çok renkli baskılarda daha da önemli olmaktadır. Baskı makinesi şayet tek veya çok üniteli olduğunda yapılan baskının renk sayısına kağıt makineden 4 veya 8 defa geçebilmektedir. İşte bu geçişlerde kağıt özelliğini yitirmemelidir.
Kağıdın kalitesi içindeki katkı maddeleri ile yakından ilgilidir. Her baskı sistemi kağıttan belli oranda boyayı emme kabiliyeti ister. Kağıt bu niteliği içindeki tutkal miktarı ve yüzeyinin mat veya parlak olması ile kazanmaktadır. Tutkallı kağıtlar daha ayarlı baskı vermektedirler. İçinde tutkal olmayan kağıtlar çabuk nemlenir ve çürük olurlar. Ancak kağıdın boyayı emmesinin bir sınırı olması gerekir. Aşırı emici kağıtlara baskı yapıldığı zaman boyanın arka tarafa geçtiği görülür. Birden fazla boya verildiği zaman bu sefer de renk tonunda değişiklik ve ayarsızlık meydana geldiği görülür. Baskı nedeni ile boya miktarı arttırılamadığında basılan işteki resimlerde renk doyumu sağlanamaz.
Sonuç olarak: Reprodüksiyon orijinale çok uygun olarak yapılsa da aşırı emici kağıt baskı kalitesini düşürür.

Kağıt ne kadar beyaz olursa, basılan resimler o kadar çok kendini gösterir, kontrast ve aydınlık olur. Selülozu fazla olan kağıtlar, selülozu az olan kağıtlara oranla çok renkli baskılara daha uygundur. Bunun iki nedeni vardır. Selülozu fazla olan kağıtların daha beyaz olması,ve bu kağıtların güneş ışıklarından etkilenip, sararmamasıdır.

Kaliteli kağıtta %5 civarında odun vardır. Bu oran kağıdın sağlamlığı ve sertliği için gereklidir. Aksi halde baskı hâlinde basınca dayanamayıp zedelenebilir.

Huem bsk Kağıtlarının Baskı Sistemlerine Göre Özellikleri

Huem bsk Ofset Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Bu baskı tekniğinde kullanılan kağıtların düzgün, pürüzsüz yüzeyli olması baskı kalitesi için şart değildir. Gofreli ve desenli kağıtlara da baskı yapılmaktadır. Ofsette boyayı kağıda veren blanket, boyayı kağıdın pürüzlü ve gözenekli kısımlarına kolaylıkla aktarabilir. Böylelikle ince tramların basılması mümkün olmaktadır. Ancak: Ofsette düz, pürüzsüz ve eşit kalınlıktaki kağıtlara daha kolay baskı yapılmaktadır.

Huem bsk Rotatif Ofset ( Web Ofset ) Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Çok yüksek tirajlı işler ve gazeteler rotatif ofset baskı makineleri ile basılmaktadır. Bu makinelerde kullanılacak kağıtların özellikle sağlam, elastiki, bobinlerin eşit gerginlikte sarılmış olması gerekmektedir. Rotatif baskı, düz ofset baskı, yani tabaka halinde olan kağıda baskı yapan sisteme oranla 3-4 kat daha hızlı baskı yapmaktadır. Kağıdın bu hıza dayanması ve kopma ( yırtılma ) yapmaması gerekmektedir. Aynı zamanda kağıdın bobine kusursuz sarılması makine ayarı bakımından da çok önemlidir. Bobin baskıda ( rotasyon ), ayar sadece yan pozlardan sağlandığı için bobin kağıt bazen sert bazen gevşek geçerse ayarsızlık olur. Bunlar için son dönemlerde çok hassas elektronik cihazlardan yararlanılmaktadır.

Huem bsk Tifdruk Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Tifdurk kağıtları eşit kalınlıkta, yumuşak ve elastiki olmalıdır. Ancak bu şekilde silindir şeklindeki tifdurk kalıbı ile uyum sağlar. Bu tür baskıda kullanılan boya akıcı olduğundan kuruma sırasında kağıdın emiciliği çok önemlidir. Kağıdın emici olması gerektiğinden, tutkalı az konmuş olması gerekmektedir. Rotasyon baskıda olduğu gibi bobin sarılması bunda da çok önemlidir. Kağıdın özellikleri istediğimiz gibi olursa, matlık ve parlaklık o kadar önemli olmaz.

Tipo Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Bu baskı sisteminde, basılan kısımlar yüksekte ve sert olduğundan kağıt yüzeyinin özellikleri ve elastikiyeti önem taşır. Basılacak işe göre kağıt seçimi yapılmalıdır. Tipo baskıda çok renkli işler için mat kağıt tercih edilir. İyi kuşe kağıtların yüzeyleri pürüzsüz, kalınlıkları aynı, her iki yüzü de muntazam satine edildiği için tipoda parlaklık da önemlidir. Kuşe yerine daha az önemli işler için 1. Hamur, hatta tek renkli işlerde 3. Hamur kağıt bile kullanılabilir.

Serigrafi Baskı Kağıtları Ve Özellikleri
Bu teknikte hemen, hemen her türlü kağıda baskı yapmak mümkündür. İyi tutkallanmış kağıtlar çok daha iyi sonuç verirler.

Kağıt Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kağıtların Matbaacılık Dilinde Adlandırılması
Matbaacılık sektöründe kağıt birinci hamur – ikinci hamur – üçüncü hamur, yani imalat şekillerine göre göz önüne alınarak sınıflandırılmış olurlar. Bunların dışında da her türlü isimler altında birbirinden farklı özelliklere sahip kağıt çeşitleri bulunmaktadır. Bu çeşitlerin neler olduğunu ve en çok duyacaklarınızı hatırlatalım.

1.Hamur kağıt : Bileşiminde selülozu çok odunu az olan.
2.Hamur kağıt : Bileşiminde odun ve selüloz oranı hemen, hemen eşit olan.
3.Hamur kağıt : Bileşiminde odun oranı çok fazla selüloz oranı az olan.
Kuşe kağıt : Bileşiminde %5 odun bulunan parlak ve mat cinsi bulunan kaliteli kağıt.
Pelür : Çok ince ve hafif kağıt.
Ambalaj kağıdı : Düşük kaliteli hamurdan yapılan, kalın ve ağır maddelerin sarıldığı kağıt.
Amerikan Bristol : Tek yüzü kuşe olan kalın gramajlı bir kağıt türüdür.
Otokopi kağıtları : Üst nüshasına yazılınca alt nüshalarına aynı yazıyı geçiren, kağıt türüdür.
Özel Kağıtlar
Aydınger : Daha çok mimarların kullandığı kaygan yüzeyli, yarı saydam özel kağıt.
Ozalit kağıdı : Kalıplardan resim ve yazıları çoğaltmaya yarayan, yüzeyi ışığa karşı duyarlı madde ile kaplı kağıt.

Ofset Kağıdın Kalitesi
Çok iyi baskı yapabilmek ve çok hızlı baskı hızına erişebilmekte kağıt çok önemlidir. Bunun için ofset baskıda kullanılacak kağıtlarda aranan nitelikler şunlardır.
• . Sathı düzgün olmalıdır ( dalgalı olmayacak )
• . Kesimi düzgün olmalıdır
• . Kağıt su yönüne düzgün kesilmiş olmalıdır
• . Baskıya yatkın olmalıdır. ( lif ve dolgu maddeleri yönünden )
• . Nemi normal olmalıdır %60-65
• . İyi depo edilmiş olmalıdır
• . Çok tozlu olmamalıdır

Kağıttaki “Ph” Fazlalığının Baskıdaki Zararı
Asidik ya da bazik Ph değerine sahip kağıtlar, baskı plakasının bozulmasına neden olmaktadır. Ofset mürekkep-su dengesi su ile çalışan bir sistem olduğundan kauçuk üzerindeki nemlilik daima kağıt yüzeyi ile temas halindedir. Bilindiği üzere su bir nevi çözücü olduğundan kağıttaki asidik veya bazik etki kauçuktan plakaya intikal ederek baskı plakasının yağlanmasına dolayısıyla PLAKANIN UÇMASINA neden olur. Aynı zamanda bu etki, plâkayı nemlendiren su verici merdanelere ve dolayısı ile baskı kalıbı hazne suyuna geçerek, hazne suyunun Ph değerini arttırır veya azaltır.

Kağıdın Arka Vermesi ( Kirletme )
Kâğıdın mürekkebi emişi genellikle yüzeyi ile ilgilidir. Kağıt yüzeydeki mürekkep kalınlığı çok önemlidir. Kağıdın mürekkebi emiş kabiliyeti çok önemlidir. Çoğunlukla mürekkep kağıt yüzeyinde oksidasyon neticesinde kurur. Yüzeyin emiş gücü düşükse mürekkebin kağıda oturması çok yavaş olur ve arka verme durumu oluşur.
Arka verme ; basılmış yüzeydeki mürekkebin kurumaması halinde üzerine gelen ikinci tabaka kağıdın yüzeyini kirletmesidir. Bu terim kağıdın ön yüzüne koyu basılan bir işin, kağıdın arkasından görülüyor olması ile karıştırılmaktadır.

Kağıdın Su Yolu
Kağıdın su yolu, imalat sırasında kağıt hamurunun hazneden sürekli elek üzerine gelirken aktığı yön ( doku istikameti ) demektir. Çünkü selüloz lifleri bu yönde uzar ve keçeleşir.

Kağıdın su yönünü bulmak için yapılması gereken en pratik işlem şudur: Bir parça kağıt enine ve boyuna katlanır. Katlanan yerler hafifçe nemlendirilir ve tırnakla çizilir. Bu işlemden sonra kağıdın dalgalanan tarafı su yönünün ters olduğunu gösterir. Çünkü selüloz lifleri bu yönde kırılmıştır ve kağıtta dalgalanmaya sebep olur. Dalgalanmayan diğer taraf ise kağıdın su yönünün olduğu tarafı göstermektedir. Kağıdın su yolu baskı ve ciltte son derece önemlidir.

Mart 12, 2015

Seo bir ticari stratijidir

Site yöneticleri forumlarında her gün yeni başlıklar açılıyor, yeni çözümler üretilmeye ve beyin fırtınaları yapılmaya çalışılıyor. İnsanlar, mutlak olarak doğruların birebir açıklanmadığını düşündüğü konularda deneyimlerini paylaşıyorlar ve yaşanan sıkıntılara sebepler açıklıyorlar. Web sitelerin internet dünyasındaki varlıkları -ticaret temelli ise- fazlasıyla önemlidir. Kazanç kapısı olarak kullanılan web sitelere yapılan çalışmalardan biri olan arama motoru optimizasyonu operasyonu ise, yapılabilecek marka bilinirliği ve insanlara ulaşma yöntemlerinden viralize edilmiş olan reklam çeşitlerini saymadığımızda bütçe açısından en uygun olanıdır. Ticari modele ve yayın yapılan alana göre farklı çalışmalar gerektiren bu operasyon, Türkiye şartlarında çok farklı şekilde standartlara sahip gibi görünmektedir. İşin bu kadar zor ve çözümlenemez gözükmesinin ana sebebi ise bilgi ve yöntem kirliliğidir. Belirli anahtar kelimelere, tabiri caizse abanarak kısa sürede çalışma yapılmasını SEO’nun tanımı gibi gösteren kimi makaleler ise, bu işe yeni başlamış olan arkadaşları yanlış şekilde yönlendirmektedir. Hacmin ne kadar büyük olduğunun hiçbir önemi yoktur. Aynı şekilde çalışılan pazarın ne kadar rekabetli olduğununda. Ticaretin sanal veya söz gelimi reel olarak ayrılması ise, kimi kavram karmaşalarını doğurmaktadır. Başlıkta da belirttiğim konu temel olmak üzere, bu yazımda SEO namına çalışmalar yapmak isteyen veya bir şeyler edinmeye çalışan arkadaşları farklı örneklerle yönlendirmek istiyorum.

İnternet ortamında bulunmayı seviyorsunuz ve buradan belirli bir kazanç elde etmek istiyorsunuz. Bunun sokakta yürümekten zevk alarak bir dükkan açmayı düşünmekten hiçbir farkı yoktur. Yani paranın statüsünü değiştirmeyen bir durum olan internet gerçekliğinde gerçekleştirilen projeler, elle tutulur şekilde ürün satan veya hizmet veren firmaların bu aleme taşınmış sözde sanal örnekleridir. Operasyon veya iş modelinde büyük küçük ayrımı yapılmaksızın, bir elmayı internetten satmak ile çarşı pazarda elden sunmanın arasında sadece pazarlama ve ödeme farklılıkları bulunmaktadır. Yani oluşturduğunuz e-ticaret sitesi üzerinde yürütülen operasyonlarda alacağınız dönemsel kararlar, sokakta yapılandan farksızdır. Hacimlerin geniş olması sadece bu işin pazarda yapılan halinin daha büyük oranda gerçekleştirilmesine sebep olmaktadır. Bunu anlamak için ekonomi veya herhangi bir yönetim dalında uzman almaya gerek yoktur. İnternet ne kadar hızlı bir entegrasyona sahip olsa da, pazar içerisinde olan alıcı – satıcı sayısını değiştirmemektedir. İnternette yürütülen operasyonlar, sokakta yapılana göre daha çok müşteri oluşturmaz, daha çok müşteriye hitap eder. Yani verilen hizmeti birçok kişiye daha kısa sürede duyurabildiği için daha büyük bir potansiyele ulaşır. Kavram karmaşasına sebep olan durumlardan birisi ise budur.

Sokakta ihtiyaç duyulmayan bir ürünün, internette hazır müşterisi bulunmaz!

Yaptığınız internet projeleri eğer sanal alemin nimetleri üzerineyse, bu alt başlığı fazla irdemeleye gerek yok. Ama yaptığınız iş, sokakta yapılanın internete taşınmış haliyse takip etmenizi öneriyorum. Elle tutamadığınız ürünler ve hizmetler için değerlendirilemeyen bir alt başlık olduğu için itiraz eden kişiler olacaktır. Ama bu durumu biraz da örneklerle ifade etmek istiyorum.

Ahmet bey bir ayakkabıcıdır. Cadde üzerindeki dükkanında, Çin üzerinden düşük bir bütçeyle aldığı ayakkabıları uygun fiyatlarda satarak, büyük mağazalara göre o semt için daha çok tercih edilmektedir. İnternet üzerinden bu işi yapabileceğini duyar ve e-ticaret paketlerini araştırır. Kendine uygun olanını bulur ve sitesini açar. Buraya kadar her şey yolunda, ama ya sonrası?

İşte burada bütçesi el verdiği kadar PR ajanslarını veya marka bilinirliğini belirli operasyonlarla yönetebilecek olan SEO firmalarını araştırır. Komşu dükkanlardan duyduğu kadarıyla tanıdık olanlardan hizmetler alır ve istediği dönüşü sağlayamaz. Sitesine belirli miktarda ziyaretçi gelse de, bunlar müşteriye yani ödeme yapıp ürün alacak olan son kullanıcıya dönüşmemektedir. Sonrasında ise tüm SEO firmalarıyla iletişimi keser ve ciddi bir araştırma yapmaya başlar. Popüler olan webmaster forumlarına üye olup, SEO kategorilerini takip etmeye başlar. Devamında ise kendine kendine birkaç soru sorar.

“SEO çalışması yapan firmalar, bana müşteri kitlesi oluşturmak adına binlerce lira telifte bulunuyorlar. İstediğim kelimede 20-30 TL’lik paketlerle madem yükselebiliyorum, neden onlara binlerce TL para bayılayım ki?”

“Sosyal medya üzerinden insanlara kendimi duyurmam gerekiyorsa, neden SEO ve PR ajanslarının marka bilinirliği arttırma çalışmalarına para ödeyeyim ki? Twitter’dan ve Facebook’tan binlerce takipçi edinmek sadece sattığım bir ayakkabı parasıyken.”

Sonrasında ise sitesine belirli backlink çalışmaları yaptırır ve beklemeye başlar. Sitesine o güne kadar gelmediği kadar fazla ziyaretçi gelmektedir. Heyecanlanır, hafta sonu olduğu için dükkanda değildir. Hafta içini bekleyip bunu ortağıyla paylaşmayı düşünür ve sürpriz yapmak ister. Pazartesi gelir ve dükkana koşa koşa gider, ortağına yaptığı çalışmaları gösterir ve bundan sonra binlerce kişiye nasıl ulaşacağını anlatır. Durumu daha iyi izah etmek için Google’ı açar ve hafta sonu ilk sayfada olduğu “kahverengi deri ucuz ayakkabı” sorgusunu aratır. Sonrasında ise derin bir düşünce kendisini sarar, ilk sayfada kendisini görememektedir. İkinci sayfaya geçer, durum yine aynı. Üç, dört, beş derken sinirlenir ve evine döner.

Ahmet bey durumun neden böyle olduğunu sormak için binlerce backlink sağlayan sözde SEO uzmanına mesaj atar. Karşılık alamaz, sonrasında ise şikayet kategorisine gidip yaşadıklarını anlatır. Bla bla bla..

Örneği hikayelendirmek ve devam ettirme fazlasıyla sıkıcı, çünkü bu gibi durumlara fazlasıyla şahit olmuşsunuzdur. Eee tamam da bunları neden anlattın diyeceksiniz, biliyorum.

Gelelim Ahmet abimizin yaptığı temel yanlışlara;

Sitesine ürün eklememiştir, çünkü ne e-ticaret paketi satın aldığı firma ne de backlink aldığı sözde SEO uzmanı, onu içerik girmesi konusunda bilgilendirmemiştir. Ana sayfaya adres ve telefonunu yazarak insanların ona ulaşabileceğini ve satışını bu şekilde telefondan gerçekleştireceğini düşünmektedir.
Daha açıklayıcı bir ifadeyle, çalışma var ama ürün yok! SEO bir pazarlama stratejisidir. Sağlayacağınız hizmet veya ürünü tam olarak yoluna koymamışken, bunu pazarlamaya çalışırsanız kimse size ulaşamaz, telefonlarınız çalmaz ve o milyon dolarlara sahip olamazsınız. Örnek fazlasıyla basit gelmiş olabilir, “ürün girmeyi aklına getirmeyen adam bu işi nasıl başarabilir ki” dediğinizi duyar gibiyim. Ama sözde ürün oluşturduğunu düşünüp sitesine binlerce özgün içerik giren arkadaşlar da Ahmet abimizden farksızdır. Yayın yaptığınız alan ne olursa olsun, müşterilere yönelik (ürün satmak yerine bilgi verme amaçlı bir site yönetiyorsanız, bunu okuyucularınız olarak değerlendirebilirsiniz -kısacası size para kazandıran kişi-) doğru çalışmalar yapmıyorsanız, isterseniz binlerce yazı yazdırın, binlerce ürün girin sitenize. Sağlıklı bir şekilde kendini ifade edemeyen, ürünün – içeriğin – hizmetin müşteriye dönüşmesi beklenemez. İster okuyucularınız üzerinden para kazanın, isterseniz ürün satarak. Yanlış bir şekilde oluşturulan ürün üretme politikanız ile Ahmet abimizin hiç girmemiş olduğu ürünler arasında fark bulunmamaktadır.

Sahte trafik sistemleri üzerinden gönderilen hitleri, ziyaretçi olarak algılamıştır. Sitesine gelen kişilerin “kahverengi deri ucuz ayakkabı” kelimesinden geldiğini düşünür, çünkü analiz sistemini kullanmayı bilmiyordur. Backlink paketi aldığı kişiler ısrarla bu kelimenin ziyaretçi oluşturmayacağını söylese de, kendi semtinde sürekli olarak sorulan bir ayakkabı olduğunu belirtir ve bu kelimeye çalışılmasını ister. Bu tür bir kelimeden ne kadar insanın gelebileceğini kestiremediği için gelen ziyaretçileri ise gerçek sanmıştır. Sahte ziyaretçiler ise elbette backlink paketi satan kişiler tarafından gönderilmiştir ki, müşteri tatmin olsun ve tekrar çalışsın. (Gerçek şekilde SEO operasyonlarında danışmanlık yapan ve backlink paketi satanları tenzih ederek, sırf 20-30 lira kazanmak uğruna insanları kandıranlardan bahsetmekteyim.)
Aynı şekilde hacmi bilinmeyen ve tam olarak kestirilmeyen kelimeler için çalışma yapan arkadaşlar ile Ahmet abimizin herhangi bir farkı yoktur. Düşük bütçeli çalışmalarla çok yüksek kelimelerde kalıcı bir şekilde yer almak çok zordur. (İmkansız demek istemiyorum çünkü sözde yine seo uzmanı olan arkadaşlardan etik bulmadığım bir davranış olan hacklink örneği falan verilir, neme lazım. İnsan hakkı gözetmeyen kişiler kendi anladıkları şekilde SEO yapabilirler.) Bu nedenle rekabetin çok olduğu kelimelere göz dikip SEO çalışması için bütçeyi fazlasıyla kısmayı düşünüyorsanız, sizde Ahmet abinin yaptığı yanlış kadar büyük bir hata yapıyorsunuz. Arama motorları sitelerin değerlendirilmesinde onlarca sinyali kullanmaktadır. Aldığınız backlinkler sizi belirli bir yere getirebilir, ama doğal görünmeyen ve sosyal çalışılmayan siteler her güncellemede kendini riske atmaktadır.

Kendi başına SEO işini yapabileceğini düşünür ve firmalarla irtibatını keser.
Büyük çaplı bir projeniz varsa ve bu işten hiç anlamıyorsanız, binlerce liranızı riske atmanıza gerek yok. Kazanç kapısı olarak değerlendirdiğiniz önemli projeleriniz sizin SEO alanında kullanacağınız deneme tahtaları olmamalıdır. Yeni açıldığı zamandan itibaren sürekli olarak agresif backlink alımına sahip olan bir site, son güncellemede yaşadığı düşüşü sadece son hafta aldığı referans bağlantılara bağlamamalıdır.

Sosyal medya yönetimini küçümsemiş ve sadece görünüşte popüler bir etmen olarak değerlendirmiştir.
Yapılan en büyük hatalardan birisi ise arama motorlarının site popülerliğini belirlerken kullandığını bildiğimiz sosyal medya üzerindeki varlığın yanlış anlaşılması. Sayfanızı 70.000 kişi takip ediyorken herhangi bir paylaşım veya etkinliğiniz bulunmuyorsa ve Twitter tabiriyle yumurtaların hayranlığındaysanız, sosyal medya bilinirliği kavramını tekrar gözden geçirmelisiniz. Kullanıcılarla etkileşim oranlarından tutunda, kullanılan ifadelere kadar sosyal medya üzerindeki varlığınız tamamen doğal bir şekilde değerlendirilmektedir. Daha basit bir tabirle, Facebook beğeni sayınızın çok olması sosyal medya çalışmalarınızı başarıyla sürdürdüğünüz anlamına gelmez.

Yazı içerisinde, yapılan birçok hatadan bahsettim. İnsanlar kolay kazanç elde edebileceklerini düşündükleri interneti ve arama motorlarını fazlasıyla küçümsemektedir. Birkaç tık ile başarı sağlanamayacak şeyler için hayal kurmak hiçbir girişimcinin aklında bulunmaması gereken bir şeydir. İnsanlar internet ortamında ne kadar heyecanlı olsalar da, internet sözde gerçek hayatla herhangi bir ayrımı bulunmayan bir alandır ve fazlasıyla geniştir. Sadece sizin semtinizde haftada birkaç kez “kahverengi deri ucuz ayakkabı” soruluyor diye, bunun üzerine çalışma yapmanız gerekmez. İnternet ile yaşanılan hayatın her anı etkileşim içerisindedir. Bir bakkal satacağı ürünler için sadece haftalık halden gelen elemanı yeterli buluyorken, bir internet projesinde satacağınız ürünler için haftalık değerlendirmeler yeterli olmayabilir. Ayakları yere basmayan ve ürüne dönüştürülmemiş projeler için pazarlama gerçekleştirilemez. Blogunuza yazılar girip deli gibi hit almayı istiyorsanız eğer, backlink alıp tabiri caizse kafaya çıkmaktan öte ürününüzü yani sitenizdeki yazıları değerlendirmelisiniz.

İnternet üzerinde son kullanıcı, sizin için sitenizden faydalanan ve paraya dönüşen kişilerdir, Ahmet abinin sitesindeki alışveriş yapan insanlar, bakkaldan ekmek alan küçük çocuklar gibi.

Seo için Analiz

Arama motoru optimizasyonu detaylı bir operasyon gerektirmektedir. Bu alanda yapılacak olan çalışmaları bir kelimenin sorgu sıralama sonucundan çok, somut bir şekilde insanlara erişebilirlik ve marka itibar yönetimi olarak değerlendirmeniz mantıklı olacaktır. SEO genel kurallarıyla bir optimizasyon çalışmasıdır. İnternet üzerinde verilen bilgiler ve danışmanlık hizmetlerinin bir çoğu sistemi manipüle edip kısa süreli sözde gösterişli bir sıralama elde etmeye dayalıdır. Peki bir kelimede daha yüksek sırada olmak, yaptığınız işle alakalı herkese ulaşmak anlamına mı gelir?

Maalesef hayır.

Dikey kategoride çalışılınan alanlarda yapacağınız bir SEO operasyonu ile daha önce hiçbir arama potansiyeli bulunmayan bir marka üzerine yapacağınız itibar çalışması için aynı yöntemleri kullanacaksınız diye bir kaide yok. Fazla çaba gerektirmeyen bir sonuç için yüklü miktarda girdi ve istasyon sağlamak arama motorları tarafından farklı karşılanacaktır. (Bknz. Aggressive SEO) İnternet üzerinde varoluşuyla on binlerce insana hitap eden bir e-ticaret sitesinin gerçekleştireceği adımlar ile bu işe farklı bir sektörde başlayacak olan bir web adresinin yapması gerekenler farklıdır. Peki ilk olarak ne yapmak gerekiyor?

Sektör Analizi ve Son Kullanıcı Saptaması

Öncelikli olarak çalıştığınız sektörü iyi tanımlamanız gerekiyor. Bir e-ticaret siteniz varsa, sattığınız ürünler hakkında detaylı bir bilgiye sahip olmalısınız. Bu ürünü nerede satabilirim, ne tarz fiyatlandırmalar yapmam gerekir, insanlar bu ürün için internette nasıl yerleri neden tercih ediyor, hangi kelimeler üzerinden aramalarla satış gerçekleştirilen son kullanıcıya erişim gerçekleştiriliyor gibi. Böyle bir araştırma, sizin bu çalışmaların meyvelerini almaya başladığınız zamanı ortaya koymakta yardımcı olacaktır. Devamlılık gerektiren bir operasyon yaparken bir şeylerin yolunda gittiğini anlayabilmek için kesinlikle takvim oluşturmalısınız. Sektördeki satın alma işlemi yapan kullanıcıların istatistiklerini bilmiyorken, kaç kişiye ulaştığınızda Türkiye’deki tüm kullanıcıların (bu alanda işlem yapan kişiler) sizin markanızı bildiğine dair bir rapor oluşturamazsınız.

Büyük hedefi net olarak belirledikten sonra ona ulaşmak adına küçük adımları oluşturmaya başlayabilirsiniz. Sosyal medya kanallarından insanlarla yapacağınız etkileşimler, markayı tanıtma adına yapılan kampanya çalışmaları, arama sonuçlarında iyi bir sonuç elde etmek adına operasyonlar ve daha fazlası. Hepsi büyük hedefe ulaşmak için atılan küçük adımların birer parçasıdır. Kısa sürede büyük hedefe ulaşamayacağınıza inanmanız gerekiyor.

Bu işi bir danışmanlık olarak yapıyorsanız en zor kısmı ise müşteriye inandırmak. Sektörde işin tanımını bilmeyen müşterilere hedeflerden önce gerekli tanımları sunmak daha mantıklı olacaktır. Bunun için teknik terimleri bir kenara bırakıp daha anlaşılabilir olan bu makalemi okuyabilirsiniz;

– Google’a Göre SEO Nedir?

Sektör hakkında bilgiye sahip olduktan sonra atacağınız adımların ne olacağını belirleyebilmek için aynı alanda yayın yapan rakiplerinizi analiz etmeniz gerekiyor. Bunun için o markanın internete ilk giriş yaptığı andan itibaren attığı adımları takip etmelisiniz. Aynılarını yapmanız sizi başarıya ulaştıracaktır demek yanlış olur. O marka sektörde yokken pazar rekabetini bir kenarda tutup büyüme adına gösterdiği davranışları incelemelisiniz.

SEO çalışması adına aldığı domine backlinklerden, gerçekleştirdiği kampanyalarla ulaştığı kişileri izleyerek yeni bir strateji oluşturmalısınız. Birebir aynılarını gerçekleştirmek sizi ciddi bir sektörde başarıya götürmeyecektir. O kişi pazarda yapılmayanı gerçekleştirerek şuan ki konumuna ulaşmışsa sizde özgün hareketler belirleyerek son kullanıcı kitlesine ulaşmaya çalışabilirsiniz.

– Rakip analizi yapıp karşılaştırılabilir ciddi raporlar oluşturabileceğiniz kullanışlı bir sistem. Aynı zamanda kendi istatistiklerinizi de periyotlara ayırarak ve dengi sitelerle karşılaştırarak veriler elde edebilirsiniz.

http://moz.com

– Web sitenin internet üzerindeki bağlantı varlıklarını inceleyebileceğiniz profesyonel bir sistem. Geçmişe dönük sosyal medya kampanyaları oluşturulan tarihleri inceleyerek ulaşılan kitlelere kadar bir çok bilgiyi edinebilirsiniz.

https://ahrefs.com

– Web sitelerin geçmişteki görünümlerine ulaşmak için;

http://archive.org/web

– Rakip analizinin dışında kendi siteniz için yapmanız gerekenlerle alakalı, bir başka detaylı örnek anlatımımı okuyabilirsiniz;

SEO Bir Pazarlama Stratejisidir!

Planlı ilerlemek ve büyük hedefi net olarak belirleyebilmek işinizi kolaylaştıracaktır. Bir anda bir şeylerin olmasını beklemekten çok, kısa vadede ulaşmanız gereken kitleyi anlaşılabilir kılıp iletişim kanallarını projelendirmelisiniz.

Powered by WordPress