Huem – Blog Eğitim Danışmanlığı Proje Merkezi

Eylül 13, 2015

Kağıt nedir ?

Kağıt Nedir?

Ham maddesi ince bitki liflerinden oluşan üzerinde baskı yapılmaya elverişli tabakaya kağıt denir.

Özellikleri ;
Baskı sistemlerine göre kağıtların özellikleri değişir. Baskının oluşabilmesi için gerekli olan temel şart, kullanılan mürekkebin kağıt yüzeyine tutunabilmesidir. Bunun için kağıt baskı esnasında yıpranmamalı ve de liflerinin boya özünden daha dayanıklı olması gereklidir. Bir kağıdın sağlamlığı, çok renkli baskılarda daha da önemli olmaktadır. Baskı makinesi şayet tek veya çok üniteli olduğunda yapılan baskının renk sayısına kağıt makineden 4 veya 8 defa geçebilmektedir. İşte bu geçişlerde kağıt özelliğini yitirmemelidir.
Kağıdın kalitesi içindeki katkı maddeleri ile yakından ilgilidir. Her baskı sistemi kağıttan belli oranda boyayı emme kabiliyeti ister. Kağıt bu niteliği içindeki tutkal miktarı ve yüzeyinin mat veya parlak olması ile kazanmaktadır. Tutkallı kağıtlar daha ayarlı baskı vermektedirler. İçinde tutkal olmayan kağıtlar çabuk nemlenir ve çürük olurlar. Ancak kağıdın boyayı emmesinin bir sınırı olması gerekir. Aşırı emici kağıtlara baskı yapıldığı zaman boyanın arka tarafa geçtiği görülür. Birden fazla boya verildiği zaman bu sefer de renk tonunda değişiklik ve ayarsızlık meydana geldiği görülür. Baskı nedeni ile boya miktarı arttırılamadığında basılan işteki resimlerde renk doyumu sağlanamaz.
Sonuç olarak: Reprodüksiyon orijinale çok uygun olarak yapılsa da aşırı emici kağıt baskı kalitesini düşürür.

Kağıt ne kadar beyaz olursa, basılan resimler o kadar çok kendini gösterir, kontrast ve aydınlık olur. Selülozu fazla olan kağıtlar, selülozu az olan kağıtlara oranla çok renkli baskılara daha uygundur. Bunun iki nedeni vardır. Selülozu fazla olan kağıtların daha beyaz olması,ve bu kağıtların güneş ışıklarından etkilenip, sararmamasıdır.

Kaliteli kağıtta %5 civarında odun vardır. Bu oran kağıdın sağlamlığı ve sertliği için gereklidir. Aksi halde baskı hâlinde basınca dayanamayıp zedelenebilir.

Huem bsk Kağıtlarının Baskı Sistemlerine Göre Özellikleri

Huem bsk Ofset Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Bu baskı tekniğinde kullanılan kağıtların düzgün, pürüzsüz yüzeyli olması baskı kalitesi için şart değildir. Gofreli ve desenli kağıtlara da baskı yapılmaktadır. Ofsette boyayı kağıda veren blanket, boyayı kağıdın pürüzlü ve gözenekli kısımlarına kolaylıkla aktarabilir. Böylelikle ince tramların basılması mümkün olmaktadır. Ancak: Ofsette düz, pürüzsüz ve eşit kalınlıktaki kağıtlara daha kolay baskı yapılmaktadır.

Huem bsk Rotatif Ofset ( Web Ofset ) Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Çok yüksek tirajlı işler ve gazeteler rotatif ofset baskı makineleri ile basılmaktadır. Bu makinelerde kullanılacak kağıtların özellikle sağlam, elastiki, bobinlerin eşit gerginlikte sarılmış olması gerekmektedir. Rotatif baskı, düz ofset baskı, yani tabaka halinde olan kağıda baskı yapan sisteme oranla 3-4 kat daha hızlı baskı yapmaktadır. Kağıdın bu hıza dayanması ve kopma ( yırtılma ) yapmaması gerekmektedir. Aynı zamanda kağıdın bobine kusursuz sarılması makine ayarı bakımından da çok önemlidir. Bobin baskıda ( rotasyon ), ayar sadece yan pozlardan sağlandığı için bobin kağıt bazen sert bazen gevşek geçerse ayarsızlık olur. Bunlar için son dönemlerde çok hassas elektronik cihazlardan yararlanılmaktadır.

Huem bsk Tifdruk Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Tifdurk kağıtları eşit kalınlıkta, yumuşak ve elastiki olmalıdır. Ancak bu şekilde silindir şeklindeki tifdurk kalıbı ile uyum sağlar. Bu tür baskıda kullanılan boya akıcı olduğundan kuruma sırasında kağıdın emiciliği çok önemlidir. Kağıdın emici olması gerektiğinden, tutkalı az konmuş olması gerekmektedir. Rotasyon baskıda olduğu gibi bobin sarılması bunda da çok önemlidir. Kağıdın özellikleri istediğimiz gibi olursa, matlık ve parlaklık o kadar önemli olmaz.

Tipo Baskı Kağıtları Ve Özellikleri

Bu baskı sisteminde, basılan kısımlar yüksekte ve sert olduğundan kağıt yüzeyinin özellikleri ve elastikiyeti önem taşır. Basılacak işe göre kağıt seçimi yapılmalıdır. Tipo baskıda çok renkli işler için mat kağıt tercih edilir. İyi kuşe kağıtların yüzeyleri pürüzsüz, kalınlıkları aynı, her iki yüzü de muntazam satine edildiği için tipoda parlaklık da önemlidir. Kuşe yerine daha az önemli işler için 1. Hamur, hatta tek renkli işlerde 3. Hamur kağıt bile kullanılabilir.

Serigrafi Baskı Kağıtları Ve Özellikleri
Bu teknikte hemen, hemen her türlü kağıda baskı yapmak mümkündür. İyi tutkallanmış kağıtlar çok daha iyi sonuç verirler.

Kağıt Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kağıtların Matbaacılık Dilinde Adlandırılması
Matbaacılık sektöründe kağıt birinci hamur – ikinci hamur – üçüncü hamur, yani imalat şekillerine göre göz önüne alınarak sınıflandırılmış olurlar. Bunların dışında da her türlü isimler altında birbirinden farklı özelliklere sahip kağıt çeşitleri bulunmaktadır. Bu çeşitlerin neler olduğunu ve en çok duyacaklarınızı hatırlatalım.

1.Hamur kağıt : Bileşiminde selülozu çok odunu az olan.
2.Hamur kağıt : Bileşiminde odun ve selüloz oranı hemen, hemen eşit olan.
3.Hamur kağıt : Bileşiminde odun oranı çok fazla selüloz oranı az olan.
Kuşe kağıt : Bileşiminde %5 odun bulunan parlak ve mat cinsi bulunan kaliteli kağıt.
Pelür : Çok ince ve hafif kağıt.
Ambalaj kağıdı : Düşük kaliteli hamurdan yapılan, kalın ve ağır maddelerin sarıldığı kağıt.
Amerikan Bristol : Tek yüzü kuşe olan kalın gramajlı bir kağıt türüdür.
Otokopi kağıtları : Üst nüshasına yazılınca alt nüshalarına aynı yazıyı geçiren, kağıt türüdür.
Özel Kağıtlar
Aydınger : Daha çok mimarların kullandığı kaygan yüzeyli, yarı saydam özel kağıt.
Ozalit kağıdı : Kalıplardan resim ve yazıları çoğaltmaya yarayan, yüzeyi ışığa karşı duyarlı madde ile kaplı kağıt.

Ofset Kağıdın Kalitesi
Çok iyi baskı yapabilmek ve çok hızlı baskı hızına erişebilmekte kağıt çok önemlidir. Bunun için ofset baskıda kullanılacak kağıtlarda aranan nitelikler şunlardır.
• . Sathı düzgün olmalıdır ( dalgalı olmayacak )
• . Kesimi düzgün olmalıdır
• . Kağıt su yönüne düzgün kesilmiş olmalıdır
• . Baskıya yatkın olmalıdır. ( lif ve dolgu maddeleri yönünden )
• . Nemi normal olmalıdır %60-65
• . İyi depo edilmiş olmalıdır
• . Çok tozlu olmamalıdır

Kağıttaki “Ph” Fazlalığının Baskıdaki Zararı
Asidik ya da bazik Ph değerine sahip kağıtlar, baskı plakasının bozulmasına neden olmaktadır. Ofset mürekkep-su dengesi su ile çalışan bir sistem olduğundan kauçuk üzerindeki nemlilik daima kağıt yüzeyi ile temas halindedir. Bilindiği üzere su bir nevi çözücü olduğundan kağıttaki asidik veya bazik etki kauçuktan plakaya intikal ederek baskı plakasının yağlanmasına dolayısıyla PLAKANIN UÇMASINA neden olur. Aynı zamanda bu etki, plâkayı nemlendiren su verici merdanelere ve dolayısı ile baskı kalıbı hazne suyuna geçerek, hazne suyunun Ph değerini arttırır veya azaltır.

Kağıdın Arka Vermesi ( Kirletme )
Kâğıdın mürekkebi emişi genellikle yüzeyi ile ilgilidir. Kağıt yüzeydeki mürekkep kalınlığı çok önemlidir. Kağıdın mürekkebi emiş kabiliyeti çok önemlidir. Çoğunlukla mürekkep kağıt yüzeyinde oksidasyon neticesinde kurur. Yüzeyin emiş gücü düşükse mürekkebin kağıda oturması çok yavaş olur ve arka verme durumu oluşur.
Arka verme ; basılmış yüzeydeki mürekkebin kurumaması halinde üzerine gelen ikinci tabaka kağıdın yüzeyini kirletmesidir. Bu terim kağıdın ön yüzüne koyu basılan bir işin, kağıdın arkasından görülüyor olması ile karıştırılmaktadır.

Kağıdın Su Yolu
Kağıdın su yolu, imalat sırasında kağıt hamurunun hazneden sürekli elek üzerine gelirken aktığı yön ( doku istikameti ) demektir. Çünkü selüloz lifleri bu yönde uzar ve keçeleşir.

Kağıdın su yönünü bulmak için yapılması gereken en pratik işlem şudur: Bir parça kağıt enine ve boyuna katlanır. Katlanan yerler hafifçe nemlendirilir ve tırnakla çizilir. Bu işlemden sonra kağıdın dalgalanan tarafı su yönünün ters olduğunu gösterir. Çünkü selüloz lifleri bu yönde kırılmıştır ve kağıtta dalgalanmaya sebep olur. Dalgalanmayan diğer taraf ise kağıdın su yönünün olduğu tarafı göstermektedir. Kağıdın su yolu baskı ve ciltte son derece önemlidir.

Kaybetme Korkusu

Bir insan bir işe girişirken kaybetmekten korkarsa o kişinin işi başarma arzusundan daha fazla ise kişi bu korkusuna yenilir ve işe girişmeye cesaret edemez.

Kaybetmek korkusu gerçek başarıyı engelleyen en kötü korkulardan biridir. Kaybetme korkusu ;

Girişimciliği yok eder
Yeni atılımları engeller
Alışılmış çaresizliği besler
Yetinmeye mahkum eder
Çaresiz bırakır
Hayatı donuklaştırır
Kişiyi pısırık yapar
Yeni fırsatları engeller

Kaybetme korkusunun bizlere faydası nedir?

Bulunduğumuz durumu korumaya yardım eder. Pekiyi bulunduğumuz durum, aslında istediğimiz durum değilse ne olacak? O dar kalıplar içinde bizleri donup kalmaya mahkum edecek…

Bir işe girişirken kendiniz ölçün. Kaybetme korkunuzun gücü ile kazanma azminizin gücünü kıyaslayın. Kazanma azminizin gücünün aha fazla olması size değişimi, yeniliği, girişkenliği belki de yepyeni bir hayatı öğretir. NLP teknikleri kişisel gelişim konusunda gerçek başarı elde edilmesi için bizlere kazanma arzumuzu güçlendirmeyi ve kaybetme korkusunu yenmeyi gösterir.

Güzel Konuşma

DOĞRU VE GÜZEL KONUŞMANIN TOPLUMA KAZANDIRDIKLARI

Barış ortamı sağlanır.
Kültürel ve sosyal ilişkiler artar.
Toplumların diğer toplumlar arasındaki itibarı artar.
Ekonomik ilişkiler düzenli hale gelir.

DOĞRU VE GÜZEL KONUŞMANIN İNSANA KAZANDIRDIKLARI

İnsanlarla doğru iletişim kurabilmek,
Meslekte başarı kazanmak,
Toplumda saygı görmek,
Dinleyenleri ikna edebilmek,
Tercih edilmek,
Başarılı olmak,
İnsanların kalplerini kazanmak.
KONUŞMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

KONUŞMA KUSURLARI

Ana dili iyi kullanamamak,
Yerel ağızla konuşmak,
Ses tonunu ayarlayamamak, kontrol edememek,
Sözcükleri doğru telaffuz edememek,
Konuşmayı gereksiz yere uzatmak,
Kendini övmek, yapmacık davranışlarda bulunmak,
Eleştiriye kapalı olmak,
Beden dilini, mimikleri doğru kullanamamak,
Argo ve kaba sözler kullanmak,
Heyecanını yenememek,
Sözcükleri tekrarlamak,
Eee…, ııı…, aaa… gibi sesler çıkarmak.

KONUŞMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Canlı, inandırıcı, ilgi çekici, olma: Konuşmamızı baştan sona canlı bir havada dinlenebilmesi için ifadelerimize, ses tonumuza ve özellikle hareketlerimize ayrı bir özen göstermeliyiz.
Konuşma süresinin kontrolü: Verilen süreye bağlı kalmamız dinleyicilere saygı gereğidir. Konuşmamızı bu süreye uygun bir şekilde planlayıp sunmalıyız.
Vurgu, tonlama, telaffuz: Konuşmacı ile dinleyiciler arasındaki iletişimi sağlayan sesimizdir. Bu nedenle telaffuz tonlama ve vurgumuza dikkat etmeliyiz.
Üslubu, sözcükleri amaca göre belirleme: Konuşmacılar ile dinleyiciler arasındaki dinleyiciye ve konuşamaya yapılan ortama göre belirlemeliyiz.
KONUŞMANIN UNSURLARI

Bedensel davranış: Duruş, jest, mimik gibi görsel simgeler konuşmanın temek öğeleridir.
Ses: Ses ile kişilik arasında yakın bir ilişki vardır. Bir dilin sözcükleri anlam bakımından zengin olabilir. Bu zenginlik, ancak ses ile sözün doğru birleşimiyle belirtilebilir.
Dil: İnsanlar arasında anlaşma arcı olan dil; duygu, düşünce ve istekleri ifade etmede kullanılır. Konuşma sırasında duyguların, düşüncelerin tam ve doğru olarak iletilebilmesi için telaffuz ve üsluba dikkat etmek gereklidir.
Düşünce (Zihinsel Etkinlik): Zihinsel etkinlik konuşmanın görsel ve işitsel ögelerle ifade edilmesinden önceki süreçtir.
Konuşmacı işe önce zihinsel oluşumlarla başlar, sonra bu oluşumları dilin kalıplarına aktarır, bu kalıpları seslendirir, en sonunda da jestlerle, ses ve söz halinde sunar.

Kendini Keşfetmek

Kendini bulmak, Kendin olmak konusunda bir insanın kendini bulmak için ve yeteneklerini keşfetmek için neler yapabileceği hakkında bilgi vermek istiyoruz.

Kendini Keşfetmek Başarılması Gereken İlk İştir!

Her insan bu dünyaya eşsiz ve farklı yeteneklerle gelir. Hayat ona bu yeteneklerini ortaya koyma fırsatı sunmayabilir. Aile çevre toplum buna engel olabilir. Kişi yeteneklerini keşfetmeden yetenekli olmadığı işler yaparak hayatını sürdürebilir. Bu durum tıpkı filizlenmemiş ve doğmadan ölmüş bir tohuma benzer. Kişi dünyaya herkesten farklı olarak iyi işler yapabileceği özel yeteneklerle gelir. Her insan özel bir yeteneğe sahiptir. Önemli olan şey bu yeteneği ortaya çıkarmaktır.

Çok iyi bir cerrah olabilecekken bir manav olan, çok iyi bir heykel tıraş olabilecekken taksi şoförlüğü yapan binlerce insan var. Doğuştan şair olan insan bir de bakmışsınız eczacı kalfası olmuş çıkmış.

Hiç kimse yeteneklerinizle ve onları açığa çıkarma ile ilgilenmez. Hatta belli bir yeteneğiniz varsa etraftakiler onu kıskanabilirler. Oysa etraftaki insanların da birer birer özel yetenekleri vardır.
Yeteneklerimi Nasıl Keşfedeceğim?

Buradaki tek kriter şudur: yaparken büyük bir haz duyduğunuz ve hiç yorulmadan sıkılmadan yaptığınız iş sizin yetenekli olduğunuz iştir. Örneğin hiç sıkılmadan yazı yazabiliyorsanız siz doğuştan mükemmel bir yazarsınızdır. Evde işte yürürken otururken sürekli aklınıza güzel mısralar geliyorsa siz şair ruhlu birisinizdir. Bu yeteneğinizin üzerine gidin ve onu ortaya çıkarın.

Okuduğum başarı hikayelerinin hemen hepsinde; en zirveye çıkmış insanların sevdikleri ve yetenekli oldukları işi seçmeleri nedeniyle zirveye çıktıklarını görüyorum. Yapmaktan hiç sıkılmadığınız bir iş varsa o iş sizin için en başarılı olacağınız iştir. Büyük başarılar elde etmiş bir iş adamına nasıl bu kadar başarılı olabildiği sorulduğunda kendisi aslında iş yapmadığını sadece en sevdiği şeyle oyalandığını ve başarının kendi kendine geldiğini belirtir…

Elbette bu başarının ilk şartı insanın kendini keşfetmek için iç dünyasına iyice bakmasıdır.

Kariyer Hatası

Kariyer yapmak, verimli ve başarılı olmak, önemli yerlere gelmek her idealistin en temel arzusu. Fakat günümüz insanı kariyer yolculuğunda belli başlı noktalarda tökezliyor, bariyerlere çarpıyor, kariyer kazaları yaşıyor. İşte en sık yapılan 11 Kariyer Hatası:
1- Kendi öz yetenekleri, karakter ve kişilik özelliklerine göre değil de aile büyüklerinin,
Dost ve arkadaşların yönlendirmesine göre alan seçmek (En büyük kariyer hatası).
2- Belli dönemlerde medyanın şişirmesi ile ortaya çıkan sadece “para” odaklı moda meslek-
lere yönelmek.
3- Bir alanda sebat edememek, sıklıkla alan (sektör) ve iş değiştirmek.
4- Çekirdekten yetişmemek, damdan düşercesine sektöre ortadan dalış yapmak.
5- İşin çilesini çekmemek, zora talip olmamak.
6- Daha fazla para veya terfi talebi gelince, severek ve başarıyla yaptığı işi bırakıp yeni maceralara girmek.
7- Elinden gelenin en iyisini yapmadığı veya yapamadığı işte lüzumsuz oyalanarak zaman
Kaybetmek.
8- Sektördeki pastanın en büyük dilimlerini paylaşan 3-5 markayla temas halinde olmamak,
onların birikiminden ve ustalığından bir şekilde faydalanmamak.
9- Aceleci, sabırsız, şükürsüz davranıp kariyer merdiveninin basamaklarını büyük bir itina ile
tek tek çıkmadan zirveye talip olmak.
10- Aile büyüklerinin horozunun öttüğü işte kişiliksiz, kimliksiz ve isteksiz çalışıp durarak
Psikolojik sağlığını bozmak.
11- Kendi özel ve baskın yeteneği doğrultusunda somut ve hayranlık uyandıran bir buluşa,
keşfe, yeniliğe imza atmaksızın “Uydum kalabalığa!” mantığıyla hareket ederek sürünün parçası olmak (Her insan kendi alanında mutlaka özgün bir buluş gerçekleştirmeli, keşif
yapmalı, var gücüyle ona odaklanmalı, sonunda keşfine uygun yepyeni bir müşteri kitlesi
meydana getirmelidir).
Dr. Halil VARDAR “Kariyer Hataları” Çalışması alıntı

İnancı Beslemek

İnancı beslemek ve inancı geliştirmek için çevrenin önemli bir faktör olduğunu biliyoruz. Çevre inançları değiştiren çok önemli bir faktördür. Söz gelimi bir savaş alanında büyüyen bir çocuk silah kullanmayı ve insanları öldürmeyi öğrenir. Bu işi herkes yaptığı için bu iş ona kolay gelmeye başlar. Suriye’de büyüyen çocuklar ile İsveç’te büyüyen yaşıt çocukların inançları ve dünya görüşleri arasında uçurumlar var. Bu da bizlere çevrenin inanca etkisinin büyüklüğünü gösteriyor.

İnancı beslemek için çevreden faydalanırız. İyi inançlara sahip olmak için iyi bir çevreye ihtiyacımız vardır. Çevremiz kötü ise biz de büyük ihtimalle bundan etkileniriz. Bir işi başarmak için o işi başarmışların olduğu bir çevre işimizi kolaylaştırır. İnançlarımız hayatımızı yönlendirdiğine göre onları beslememiz gerekir. İnançları beslemenin en iyi yolu ise hedefimize uygun bir çevre edinmektir. Ve o çevrenin inançlarından beslenmektir. İkinci olarak inançları beslemek için gerekli yol bilgi edinme yeteneğidir.

Bilgiye günümüzde ulaşmak çok kolaylaştı. Hedefinize ve başarı elde etmek istediğiniz yolda esin kaynağınız olacak inançları beslemek için bilgi edinin. İşinize yarayan bilgi çok değerlidir.

Meslek Seçimi Hakkında

İnsan hayatının en önemli seçimlerinden birisi iş ve meslek seçimidir. Bu önemli seçim yaparken çoğu kez kulaktan dolma bilgilere veya toplumda kabul gören o anki genel yargılara göre yapılmaktadır. Bu da gelecekte başarısızlığa ve mutsuzluğa yol açmaktadır. Gelecekte mutsuz olma olasılığını azaltacak bir meslek seçimi yapabilmek için atılması gereken üç ana madde vardır ;

1. Kişisel ilgi, yetenek, tecrübe ve becerilerin farkında olmak.

2. Meslekler ve mesleklerin gerektirdiği nitelikler hakkında bilgi sahibi olmak.

3. Bunların birbirleri ile olan uyumuna karar verebilmek.

Bu şartlar altında istenilen meslek belirlenirse , ileri ki yaşam esnasında mutlu bir hayat geçirir ve yaptığımız mesleği hiç bıkmadan ve severek yapmış oluruz.Özellikle lise öğrencileri için dönem noktası olan Ösym sınavı öncesi kulaktan dolma bilgilerle kendinizi ya da çoçuğunuzu bu mesleklere yönlendirmeyin.Hangi alanda başarılı ise o mesleklere yönlendirirseniz ömür boyu severek yapacağı bir mesleği olacaktır.

Plansız Hareket Etmek.

Çoğu insanın günlük işlerinde yetiştirmekte zorlandığı nedenlerden biri ise plansız hareket etmekten kaynaklanmaktadır.

Bir işi yapmaya başlamadan önce bu işin belirli bir plan dâhilin de olmaması sizi başarıdan uzaklaştıran etkenlerden birisidir. Günlük çalışmalarınızı planlar çerçevesinde gerçekleştirdiğiniz takdir de başarının kendiliğinden geleceğini görürsünüz.

Plansız yapılan çoğu işin ya da günlük yaşantınızın plansız yaşanması işlerinizin çoğunu yetiştiremediğinizi ve dağınık bir biçimde hareket ettiğini görebilirsiniz. Disiplin ve düzen çerçevesinde yaptığınız plana sadık kaldığınızda hem kendinize vakit ayırabilir hem işlerinizi yapabilir hem de yakın arkadaşlarınıza vakit ayırabilirsiniz.

En büyük düşmanımız olan zamanı iyi kullanmak ve bunu en faydalı bir biçimde harcamak için planlar yapmamız ve bu planlara sadık kalmamız gerekmektedir. Zamanın durmadığını ve geçen zamanın faydalı bir şekilde kullanılması gerektiğini öncelikle kendi benliğimize öğretmemiz gerekmektedir.

Kişisel gelişim uzmanlarının en önem verdikleri durum olan zamanınız faydalı bir biçimde kullanılması sizleri gelişiminizde ve başarıya taşıyacak yollardan biri olduğunu unutmamız gerekir. Düzgün ve faydalı planlamalar ile istediğiniz her işi kolaylıkla ve rahatlıkla gerçekleştirebilirsiniz.

Mutlu Olmak İçin Neler Yapmalı

Mutlu olmak için ne yapmalı ? Herkes bu sorunun cevabını arar durur.İnsanlar aslında en küçük şeylerle bile mutlu olabilir.Bizde araştırmalar sonunda en çok mutlu olunan 9 Altın Kuralı derledik.
Bir ömür boyu mutlu olmanız dileğiyle.

1-Dış görünüşünüzü başkalarınınkiyle karşılaştırmayın.Unutmayın, siz yağlıboya tablo değilsiniz.
2-Hırslarınıza gem vurun.Hırslandıkça mutsuzluğunuz artar.
3-Geçinecek kadar para yeter.Çok para birazmutluluk getirir ama fazlasını veremez.Zenginlikarttıkça saadet aynı oranda artmaz.
4-Dâhi olmadığınıza üzülmeyin.Araştırmalarda fazla zekanın da mutluluk getirmediği görülüyor.
5- Mutluluk biraz da genetik.Bazı insanlar genetik olarak mutlu olmaya daha yatkınlar.
6-Evliler bekarlara göre hayattan daha çok tatmin duygusu alıyorlar.
7-Allah’a ve ahirete inanmak hayata bir amaç ve anlam kazandırır.Yalnızlık duygusunu yok eder.
8-Bencil değil cömert olun.
9-Zarafeti elden bırakmayın,kırıcı olmayın.

Beden Dili

Kuşkusuz beden dilinin iş dünyasındaki rolü oldukça büyük. Beden dilinizi doğru bir şekilde kullanarak olumlu imaj oluşturmanın yolu ise yeni bir dil öğrenir gibi her gün tekrar yapmaktan geçiyor. İşte beden dili ile olumlu bir imaj oluşturmanın yolları…
Olumlu imaj nasıl oluşturulur?

Kişinin ailesi ve çevresiyle ilişkilerinde bilinçli ya da bilinçsiz oluşturduğu imaj çok önemli. Bazı hatalı davranış ve tutumlar var ki kişinin oluşturduğu olumlu imajı anında olumsuza dönüştürebiliyor. Uzmanlar, tutarlı ve başarı sağlayacak bir imaj için güler yüzden sıcak ses tonuna, doğru beden dilinden fiziksel duruşa kadar birçok şeyin etkili olduğunu söylüyor.

Olumlu imaj oluşturmanın püf noktalarına dikkat çeken uzmanlar, imajın yeni bir dil öğrenmek gibi olduğunu söylüyor. ‘Her gün üzerinde çalışmak ve tekrar yapmak gerekir’  bu konuda ustalaşan birinin çalıştığı yere ve ortama göre kendine uygun imajı esnek bir şekilde oluşturabileceğini kaydediyor.

Beden dili uzmanından öneriler

Beden dili uzmanıları, olumlu bir imaj oluşturmak için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle ifade ediyor:

Kişisel imajı tutarlı ve başarı sağlayacak duruma getirmek için kişi öncelikle kendini tanımalıdır. Kendini tanıyan kişi, kendine güvenir ve kendini sever. Özgüveni olmayan kimsenin, olumlu imaj sergilemesi mümkün değildir.

Güler yüzlü olunmalı

İletişim kanalları arasında uyum sağlanmalıdır. Psikologlara göre, iletişim kanalları arasındaki uyumsuzluk, ruh sağlığının bozukluğunun göstergesidir. Hiç güler yüzle birine hakaret eden insan gördünüz mü? Güler yüzlü insan, sıcak ses tonuyla konuşur ve insanlara yumuşak bir şekilde dokunur.

Beden dili doğru kullanılmalı

Olumlu imaj oluşturmak isteyen, iletişim becerilerini zenginleştirmeli, ses tonunu etkili kullanmalı ve topluluk önünde rahat konuşma yapabilmelidir.

Beden dili doğru kullanılmalı. Kişi, beden diliyle olumlu mesajlar verebilmeli. Ayrıca başkalarının beden dillerini doğru okuyabilmeli ve onlarla uyum sağlayabilmelidir.

Tokalaşma samimi olmalı

İlk karşılaştığımız insana, nasıl göründüğümüz ve nasıl bir yüz ifadesine sahip olduğumuz, ne ve nasıl söylediğimizden önemlidir. Bu sebeple imaj oluşturmada önce görsel mesajlara, sonra kulaktan gelen mesajlara ve daha sonra da ne söylediğimize dikkat etmeliyiz.
El sıkışmada, göz temasının sağlanması iletişimi güçlendirir ve insanları birbirine yaklaştırır. İnsanlarla her zaman canlı ve samimi bir şekilde tokalaşmak gerekir.

Dik duruş etkilidir

Konuşma esnasında, her insana özel ilgi ve dikkat göstermeliyiz. İlgi gösterme ve itibar etme, kimlik seviyesinde kabul etme olarak algılanır. Bir kişiyle konuşurken başka bir şeyle meşgul olmak, etrafa veya diğer insanlara bakmak doğru değildir. Ayrıca ciddi konularda şaka yapmak da yanlıştır.

Canlı olmak ve dik durmak gerekir. Etkili ve özgüveni yüksek bir yürüyüş, sırtın ve başın dik tutulduğu, ellerin rahat bir şekilde savrulduğu bir yürüyüş şeklidir. Şımarık, taşkın ve ciddiyetsiz olmak negatif imaj oluşturur.

Dış görünüşe özen gösterilmeli

Kişi kurumundaki konumuna ve hedeflerine uygun giyinmeli. Her zaman bakımlı ve temiz görünmeli. Kendisini tamamlayan renklerde ve sitilde giyinmeye dikkat etmeli. Kıyafetlerini vücut yapısına uygun olacak şekilde seçmeli. Elbise, el ve tırnak temizliğine dikkat etmeli. Siyah gözlük takmamalı. Koyu renk takım elbise düzenin ve ciddiyetin, kısa paçalı pantolon ve boyasız ayakkabılar düzensizliğin göstergesidir.

Nezaket kurallarına uyulmalı

Bir grupla karşılaşıldığı zaman bazılarıyla kucaklaşıp bazılarına resmi bir tavır sergilemek olumsuz bir görüntü sergiler. Karşılaşılan her insan önemsenmeli ve kimse görmezlikten gelinmemelidir. İnsanlara ismiyle hitap etmek gerekir.

Olumlu imaj için empatik bağ kurmak şart. Ayrıca nezaket kuralları öğrenilmeli ve uygulanılmalı.

« Newer PostsOlder Posts »

Powered by WordPress