İslâm'da Hayat Ölçülerimiz

 

Kâinatın her zerresi üzerindeki mutlak mülkiyet, şüphesiz Allah'a aittir. Rabbine kullukta izzet ve şeref bulan, ona kul olmakla beşere ve diğer aciz varlıklara kulluktan kurtulan her mü'min, bu gerçeği kabul eder.

Mülkiyet bütünüyle ona ait olmakla birlikte, sonsuz kerem sahibi Rabbimiz kendi mülkünde kullarına da mülkiyet hakkı vermiştir. Bunun ölçülerini de tayin etmiştir. O, nimetin kaynağı olduğu gibi, ilmin, hak ve hukukun da kaynağıdır.

İbâdetler, Allah'a kulluğun ifadeleridir. Kalpteki imanın amellerle dışa akseden meyveleridir. Gönül duygularının azalara dökülüşüdür. İfade ettiği mânâ çerçevesinde de son derece değerlidirler. Onlar, Rabbi tanıyıştır, yüceliğini idrak ediştir ve kul olarak ona yöneliştir. Onlar, kulluk şuurunun amele dökülüşüdür; birer kulluk vazifesidir.

İbadetler, aynı zamanda Rabbine yönelen kişiyi manevî kirlerden temizler, onu gönül berraklığına, ahlâk güzelliğine, iç huzuruna ulaştırır.

Hayatın bizi körü körüne sürükleyişinden kurtulmak, aslî değerlerimize dönmek, asıl gayelerimiz hatırlamak, mesleğimizin onurunu yeniden geri döndürmek, ne yaptığımızın ve ne yapacağımızın şuurunda olmak zorundayız.

Hayatı dengeli yaşamak, dünyadaki nasibimizi unutmadan bizi nimetlere gark eden ve mülkünde mülkiyet hakkı veren, akıl ve zekâ ile donatan Rabbimizin rızasını kazanmalıyız. Programımızda bu bilgileri bir araya toplamak, kardeşlerimizin hizmetine sunmak; öğrenmelerine, unuttukların yeniden hatırlatıp yaşayış tarzlarına aktarmalarına vesile olabilmek ve WEB TV ekranların da  sunulması için, İslam'da Hayat Ölçüleri projesini hazırlamış bulunmaktayız.