Ticaret Seminerleri

   Rabbimizin alış-verişi helal kıldığını, karşılıklı rızaya dayanan ticâret yoluyla malların şahıslardan şahıslara intikalini tavsiye ettiği. Bu sayede haksızlığa uğramadan, kendi istekleri ve rızaları ile milyonlarca insanın asırlarca ihtiyaçlarını karşıladıklarını, geçimlerini sağladıklarını biliyoruz.

   Yeryüzünde ticâret olmasa ve tüccarlar bulunmasaydı hayat nasıl olurdu? İnsanlar ihtiyacından fazla buğday eker miydi? Pirinç tarlaları yan yana sırlanır mıydı? Çiftçiler dereotu, maydanoz, marul, domates, salatalık, soğan, sarımsak, patlıcan, biber, turp, patates diker miydi? Tarlalar ayçiçeği, karpuz ve kavunlarla dolar, pamuk, mercimek, nohut, pancar, susam ve mısır tarlaları göz alabildiğine uzar gider miydi? Lâle, karanfil, nergis ve güllerle bahçeler bezenir, üzüm bağları ışkın sürer, salkımlarına salkımlar ekler miydi? Çilekler, yeşil yapraklar altından yanakları kızarmışcasına bakar, üzümler bağlarından, fasulyeler ve bezelyeler çubuklarından sarkar mıydı?..

   Tonlarla yükü alan gemiler, denizler aşarak yeni ülkelere ulaşır mıydı? Limanlardan limanlara yeni yükler ve umutlar taşımak için ufuklarda kaybolur gider miydi?..

   İnsanların farklı buluşları nasıl diyarlardan diyarlara intikal eder, kaç insan yeni bir âlet için günlerce, aylarca emek sarfeder, zamanını harcardı?